Makaron modası Marie Antoinette filmiyle başladı, Gossip Girl ile zirveye ulaştı, o artık dünya çapında bir moda…
Paris’in ünlü pastanesi Ladurée, makaronları için önce Christian Louboutin’e, sonra Marni’ye geçtiğimiz sevgililer gününde ise Yazbükey’e kutu tasarlattı. Böylece makaronun dünya çapında bir moda olduğu tescillenmiş oldu. Yani artık çikolata bağımlılığı out, makaron aşkı in.
Eğlence, giyim, teknoloji trendleri hızla gelir canımız yurdumuza ama tatlı trendlerinde hep üç adım geride kalırız. Tüm dünya son beş seneyi “cup cake” yani küçük kremalı pastacıklar yiyerek geçirdi, biz yine iki tepsi baklavaya, hadi bilemedin çarkıfelek meyveli kadayıfa tav olduk. Ama bu kez farklı bir durum söz konusu. Son bir senedir Avrupa makaronu yeniden keşfetmenin sevincini yaşıyor ve nasıl olduysa bu moda bize kadar uzandı. Belki acıbadem kurabiyesinin ikinci göbekten kuzeni olmasının etkisi vardır; “hamili kart yakinimdir” hesabı. Sonuçta artık biz de makaron yiyen, ikram eden bir toplumuz. Bunun ispatını isterseniz büyük şehirlerdeki pastanelerde, fırınlarda arayın ister gurme yazarların kalemlerinde. Ya da en iyisi Mutfak Sanatları Akademisi’nin düzenlediği makaron kursuna başvurun. Üç ay sonrası için şimdiden yer bulabilirseniz şanslısınız. Bu kurs geçen hafta bir günlüğüne düzenlendi ama web sitesinden takip ederek bir dahakini yakalayabilirsiniz.
Eğlence, giyim, teknoloji trendleri hızla gelir canımız yurdumuza ama tatlı trendlerinde hep üç adım geride kalırız. Tüm dünya son beş seneyi “cup cake” yani küçük kremalı pastacıklar yiyerek geçirdi, biz yine iki tepsi baklavaya, hadi bilemedin çarkıfelek meyveli kadayıfa tav olduk. Ama bu kez farklı bir durum söz konusu. Son bir senedir Avrupa makaronu yeniden keşfetmenin sevincini yaşıyor ve nasıl olduysa bu moda bize kadar uzandı. Belki acıbadem kurabiyesinin ikinci göbekten kuzeni olmasının etkisi vardır; “hamili kart yakinimdir” hesabı. Sonuçta artık biz de makaron yiyen, ikram eden bir toplumuz. Bunun ispatını isterseniz büyük şehirlerdeki pastanelerde, fırınlarda arayın ister gurme yazarların kalemlerinde. Ya da en iyisi Mutfak Sanatları Akademisi’nin düzenlediği makaron kursuna başvurun. Üç ay sonrası için şimdiden yer bulabilirseniz şanslısınız. Bu kurs geçen hafta bir günlüğüne düzenlendi ama web sitesinden takip ederek bir dahakini yakalayabilirsiniz.
LE CORDON BLEU TARİFİ
Paris’in ünlü aşçılık okulu Le Cordon Bleu’dan gelen pasta ustası Jean Deguignet, kursun sonunda, tüm dünyada bir makaron trendi olduğu için İstanbul’da çok talep olmasına şaşırmadığını anlattı. “İstanbul’da acıbadem kurabiyesi yedim ve o lezzet beni çocukluğuma götürdü. Büyükbabam da pasta şefiydi. Ben ailedeki üçüncü jenerasyon pastacıyım. Paris’in hemen dışında küçük bir pastanemiz vardı, fındıklı makaronlar satardık.”
Bu lezzeti kanında taşıyan bir usta olarak dünyanın her yerinde ders verdiğinden, geçen ekim ayında Paris’te Türk Konsolosluğu için verilen bir daveti kaçırmış ama aklı o davete özel yapılan rakı, gülsuyu, incir ve susam aromalı makaronlarda kalmış. Deguignet, evde kolay makaron yapmanın sırrını da paylaştı bizimle: Sadece ganajı (makaronun içindeki kremayı) hazırlayın ve pastaneden hazır alacağınız küçük acıbademleri ayırıp aralarına sürün.
Paris’in ünlü aşçılık okulu Le Cordon Bleu’dan gelen pasta ustası Jean Deguignet, kursun sonunda, tüm dünyada bir makaron trendi olduğu için İstanbul’da çok talep olmasına şaşırmadığını anlattı. “İstanbul’da acıbadem kurabiyesi yedim ve o lezzet beni çocukluğuma götürdü. Büyükbabam da pasta şefiydi. Ben ailedeki üçüncü jenerasyon pastacıyım. Paris’in hemen dışında küçük bir pastanemiz vardı, fındıklı makaronlar satardık.”
Bu lezzeti kanında taşıyan bir usta olarak dünyanın her yerinde ders verdiğinden, geçen ekim ayında Paris’te Türk Konsolosluğu için verilen bir daveti kaçırmış ama aklı o davete özel yapılan rakı, gülsuyu, incir ve susam aromalı makaronlarda kalmış. Deguignet, evde kolay makaron yapmanın sırrını da paylaştı bizimle: Sadece ganajı (makaronun içindeki kremayı) hazırlayın ve pastaneden hazır alacağınız küçük acıbademleri ayırıp aralarına sürün.
İşte ganaj tarifi:
Malzemeler
100 ml taze sıkılmış portakal suyu (başka meyvelerin püresi de olur)
100 gr. krema
45 gr. şeker
50 ml. sıvı krema
12 gr. mısır nişastası
65 gr. beyaz kuvertür (beyaz çikolata kalıbı)
75 gr. yağ
100 ml taze sıkılmış portakal suyu (başka meyvelerin püresi de olur)
100 gr. krema
45 gr. şeker
50 ml. sıvı krema
12 gr. mısır nişastası
65 gr. beyaz kuvertür (beyaz çikolata kalıbı)
75 gr. yağ
Hazırlanışı
Portakal suyunu yarı yarıya azalacak şekilde kaynatın. 100 gr kremayı başka kapta şekerle kaynatın. Ayrı bir kapta 50 ml sıvı kremayı mısır nişastasıyla homojen şekilde karıştırın. Bu karışımı kaynayan kremaya ekleyin, düşük ısıda, kaynayana kadar karıştırın. Yoğunlaştığını gördüğünüzde 1 dakika daha karıştırarak kaynatmaya devam edin. En başta yarı yarıya çektirdiğiniz portakal suyunu ekleyip kaynatmaya devam edin. Son olarak beyaz kuvertür parçalarını azar azar ekleyin. Hepsinin eriyip homojen bir karışım olması püf noktası. Nihayet yağı ekleyin ve soğumaya bırakın. Bu kremayı buzdolabında bir hafta muhafaza edebilirsiniz. Gerekli malzemelerin hepsini pastacılarda bulabilirsiniz.
Portakal suyunu yarı yarıya azalacak şekilde kaynatın. 100 gr kremayı başka kapta şekerle kaynatın. Ayrı bir kapta 50 ml sıvı kremayı mısır nişastasıyla homojen şekilde karıştırın. Bu karışımı kaynayan kremaya ekleyin, düşük ısıda, kaynayana kadar karıştırın. Yoğunlaştığını gördüğünüzde 1 dakika daha karıştırarak kaynatmaya devam edin. En başta yarı yarıya çektirdiğiniz portakal suyunu ekleyip kaynatmaya devam edin. Son olarak beyaz kuvertür parçalarını azar azar ekleyin. Hepsinin eriyip homojen bir karışım olması püf noktası. Nihayet yağı ekleyin ve soğumaya bırakın. Bu kremayı buzdolabında bir hafta muhafaza edebilirsiniz. Gerekli malzemelerin hepsini pastacılarda bulabilirsiniz.
En iyi makaronlar nerede?
Makaron yapmak, fırında pişirme süresi dahil yarım saat sürüyor. Ama ısırdığında dışı çıtırdayacak, ağızda eriyip giderken ardında aromasını bırakacak kıvamda yapmak çok da kolay değil. O yüzden de iyisini bulmak zor. Ama mesela Divan Pastanesi’nin güllü ya da şokolalı makaronlarını tatmak şart. Beyaz Fırın’ın kestaneli, limonlu, gofretli, kahveli makaronları şık kutularıyla dikkat çekiyor. Burada, bebeklerin doğumunu kutlamak için mavi ve pembe renkte makaronlar da bulunuyor. Kup Griye’siyle ünlü Baylan Pastanesi makaronlarıyla adından söz ettiren bir başka adres. Ortaköy’deki Torte Bakery’de lezzetsiz hiçbir şey yok zaten, makaronları da enfes. Yalnız, üç gün önceden sipariş vermek gerekiyor. İçerenköy’deki Levon Patisserie’den yiyeceğiniz makaronların tadınıysa unutmanız zor oluyor.
Makaron yapmak, fırında pişirme süresi dahil yarım saat sürüyor. Ama ısırdığında dışı çıtırdayacak, ağızda eriyip giderken ardında aromasını bırakacak kıvamda yapmak çok da kolay değil. O yüzden de iyisini bulmak zor. Ama mesela Divan Pastanesi’nin güllü ya da şokolalı makaronlarını tatmak şart. Beyaz Fırın’ın kestaneli, limonlu, gofretli, kahveli makaronları şık kutularıyla dikkat çekiyor. Burada, bebeklerin doğumunu kutlamak için mavi ve pembe renkte makaronlar da bulunuyor. Kup Griye’siyle ünlü Baylan Pastanesi makaronlarıyla adından söz ettiren bir başka adres. Ortaköy’deki Torte Bakery’de lezzetsiz hiçbir şey yok zaten, makaronları da enfes. Yalnız, üç gün önceden sipariş vermek gerekiyor. İçerenköy’deki Levon Patisserie’den yiyeceğiniz makaronların tadınıysa unutmanız zor oluyor.
Gossip Girl’deki tatlı
Gossip Girl dizisinde, fettan çift Chuck Bass ve Blaire’in aşkı, genç adamın çıktığı Avrupa gezisinden elinde bir kutu Pierré Herme makaronlarıyla dönmesi sayesinde düze çıkmıştı. Bu, makaronun Amerika’yı da ele geçirdiğinin habercisi oldu. Malum, bir önceki nesil aşklarını Sex and The City ile yaşadı ama şimdi Gossip Girl daha genç ve daha seksi.
Gossip Girl dizisinde, fettan çift Chuck Bass ve Blaire’in aşkı, genç adamın çıktığı Avrupa gezisinden elinde bir kutu Pierré Herme makaronlarıyla dönmesi sayesinde düze çıkmıştı. Bu, makaronun Amerika’yı da ele geçirdiğinin habercisi oldu. Malum, bir önceki nesil aşklarını Sex and The City ile yaşadı ama şimdi Gossip Girl daha genç ve daha seksi.
Asıl Paris’te yemeli
Makaronun asıl kökeni İtalya ama Fransız mutfağına özgü olarak tanınıyor ve dünyanın en iyi makaronları Paris’te yapılıyor. Farklı temalardaki kutuları koleksiyon yapılan Ladurée’den ya da Pierre Hermé’den makaron almadan Paris’ten dönmeyin. Ya da tarihi Fransız kenti Metz’de bulduğunuz ilk pastanede acıbademe çok benzeyen geleneksel makaronları tadın.
Makaronun asıl kökeni İtalya ama Fransız mutfağına özgü olarak tanınıyor ve dünyanın en iyi makaronları Paris’te yapılıyor. Farklı temalardaki kutuları koleksiyon yapılan Ladurée’den ya da Pierre Hermé’den makaron almadan Paris’ten dönmeyin. Ya da tarihi Fransız kenti Metz’de bulduğunuz ilk pastanede acıbademe çok benzeyen geleneksel makaronları tadın.
Kaynak: www.haberturk.com
Popularity: 76% [?]


























